Reklam
Reklam
iosb ikitelli haber -
$ DOLAR → Alış: 5,63 / Satış: 5,65
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Nuri Demirağ İleri Görüşlü bir Vizyoner Cesur bir Girişimci ve Büyük Bir Vatanseverdir

Nuri Demirağ İleri Görüşlü bir Vizyoner Cesur bir Girişimci ve Büyük Bir Vatanseverdir
  • 30.03.2017
  • 830 kez okundu

Nuri Demirağ 1012 km demiryolu yapmış, uçak fabrikası kurmuş, uçak-lar uçumıuş, Demokrat Partiden önce ilk muhalefet partisini, Milli Kalkmma Partisini kurmuş, taş taş üstüne koyarak sürekli projeler üreterek ve bunları gerçekleştirerek hayatım şekillendirmiş ve ona anlam vermiş, Cumhuriyetin ilk yirmi senesine damgasmı vurmuş bir müteşebbis bugünkü tabiriyle çağmın ilerisin-de düşünen bir girişimci. Bunlarm dışında da pek çok `ilk’e imzasmı

atmış. Eğer Avrupalılar, Ame-rikalılar yapabiliyorlarsa, biz de yaparız demiş ve dünya çapmdaki projelerini hayata geçirmiştir. Her saniyesini, her saatini dolu dolu yaşayan ve üretime kendini adayan Nuri DEMIRAGI, yine kendisi gibi üretken, yenilikçi, çok sayıda patent sahibi torunu Bilge KUM ile konuştuk.

■ Nuri Demirağ, Türkiye’de bir çok ilkleri başarmış vizyon sahibi biri olarak bilinir. Nuri Demirağ’a soyadı, Atatürk tarafından

verilmiştir. Dilerseniz öncelikle sizin gözünüzden Nuri Demirağ’ı tanıyalım.. Bilge KUM: Günümüzde kalkınmanın en önemli şartmin inovasyon (yenilikçilik) olduğu geniş kitleler tarafından kabul edihnekte olan bir olgu. Torunu olmaktan büyük mutlu-luk ve gurur duyduğum Nuri Demirağ, bu bilince 10301u yıllardan itibaren sahip olmuş ileri görüşlü bir vizyoner, cesur bir girişimci ve büyük bir vatanseverdir. Nuri Demirağ 1886 yıhnda Sivas’ın Divriği kazasında dünyaya gelmiş, eğitimini orada tamamlayıp genç yaşta Istanbul’da Beyoğlu varidat (bugünkü tabirle denetki) memuru olmuş-tur. Ülke işgal altındadır ve bu durumdan cesaretlenen yabancı bir tüccarm baka-retine dayanamayarak me-murluktan istifa etmiştir. O güne kadar biriktirdiği 56 altın lirayı kendine sermaye yapıp, sigara kâğıdı ticareti-ne girrniştir. Daha sonra da aile ismi olan Mühürdarza-

de ile dış ticarete atılmıştır. Bu arada Mühendis Mektebini bitirerek tapu dairesinde çalışmakta olan kardeşi Abdurrahman Naci’yi de yanına almış ve iki kardeş Cumhuriyet ilan edildikten sonra müteahhitliğe başla-mışlardır. 1930’lann başında yabancı bir şirkete yüksek kazanç oramyla ihale edilen Samsun-Sivas demiryolunun sözleşmesinde bir sorun çıkar ve hükümet ihaleyi iptal eder. Nuri ve Abdurrahman Bey’ler ihaleye talip olur ve Samsun-Sivas demiryolunun 7 kmlik bölümünü Türk işçisinin eme-ğiyle başarıyla tamamlanan Daha sonra demiryolu müteahhitliğine devam ederler ve 1.012 km demiryolu döşerler. Bu arada soyadı kanunu çıktı-ğında Atatürk onlara Onuncu Yıl Marşımızdaki ‘demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan’ tabirinden yola çıkarak ‘Demirağ’ soyadını verir. Demirağ kardeşler demiryolla-rından başka müteahhitlik işleri de yaparlar; Ankara’da şu anda müze olarak korunan 1. Büyük Millet Meclisi binasını, çeşitli bakanlık bina-lar., Bursa Merinos, Izmit SEKA, Sivas çimento, Karabük Demir Çelik fabrikalannı, Kadıköy Hal Binasını, Eceabat-Havza Sosesini yaparlar. O yıllarda, kalkınmanın en önemli şartlarından birinin uçak sanayisini geliştirmek olacağı bilinci yerleşmeye başlamıştır. Ekonomik sıkıntmın had safhada olduğu genç Cumhuriyet, uçak alımı için halktan para topla-maya başlamıştır. Günün zenginleri imkânlan dâhilinde bu kampanyaya katılmaktadırlar. Nuri Demirağ’ın kardeşi Abdurrahman Naci Demirağ kampanyaya üç uçak alımı bedeli olan 120.000 lira ile katılır. Nuri Demirağ’a sıra geldiğinde ‘Dışardan ahnacak bir teknoloji hem pahalı ser-vis ve yedek parça gerektirecek, hem de yabancılar bize eski teknolojileri satacağnıdan kısa zamanda kulla-nılamaz hale gelecektir. Mademki

bir millet tayyaresiz yaşayamaz, ben bu tayyarelerin fabrikasını yapmaya talibim’ der. O, ‘ben parayı halktan kazandım, onu halka faydah işlerde kullanacak.’ ilkesini hep önde tutar ve maddi, manevi bütün varlığını ortaya koyarak 1936’da Beşiktaş’ta ilk Tayyare Etüt Atölyesi’ni hayata geçirir. Daha sonra burası `Tayyare Imalat Fabrikası’na dönüşür. Burada planörler ve önce Nu.D.36, daha son-ra da Nu.D.38 uçakları imal edilir. Nu.D.38 alüminyum gövdeli, çift motorlu, altı kişilik bir yolcu uçağıdır. Kısa süreli bir donanım değişimiyle bombardıman uçağma dönüşmektedir. Bu uçak dünya A Sınıfı uçak kategorisine girer. Böylelikle Türkiye uçak sanayisine dünya ile eş zamanlı girmiş olur. Bu arada Nuri Demirağ bugünkü Atatürk Havalimanfnm olduğu geniş araziyi satın alır, pilot ve teknisyen yetiştirmek üzere Gök Okulu, Uçak Tamir Atölyesi ve Han-garlar yaptırır. Türk Hava Kurumu 1938’de 10 okul uçağı ve 65 pl.ör siparişi verir. Uçakların Eskişehir’deki teslimine gidilirken, uçakların teknik projeleri-ni yapmış olan Mühendis Selahattin Alan, geniş uçuş tecrübesi olmama-sına rağmen uçağı bizzat kullanmak ister ve ne yazık ki pilotaj hatası neticesinde uçak düşer ve Selahattin Alan hayatını kaybeder. Bunun üze-rine Türk Hava Kurumu uçakların

YENILIKÇI VE GİRİŞİMCİ OLMANIN ÖN KOŞULLARİ MERAKLİ OLMAK, ÇÖZÜMCÜ OLMAK, CESUR OLMAK, EN ÖNEMLİSİ DE AZİMLİ VE SEBATKAR OLMAKTİR. KENDINE INANAN VE FİKRİNE GÜVENEN BULUŞÇU, ÖNÜNE ÇİKAN ENGELLERİ AŞABILMELI, PES ETMEMELİDİR.

güvensiz olduklarını iddia ederek siparişini iptal eder. Bağımsız bilirkişi uçaldan güvenli olduğunu iddia etse de mahkeme Nuri Demirağ aleyhine neticelenir. Atatürk’ün desteklediği bu girişimci şahsiyet, ne yazık ki onun vefatmdan sonra gelen hükümetler tarafından aynı ilgiyi görmez. O sırada onun uçaldarma Mısır, Suriye ve Ispanya gibi ülkelerden talep olmasına karşıhk, hükümet bir gecede toplanır ve ‘Savunma sanayisine ait ürünler ihraç

edilemez.’ diye bir kanun gkartır. Böylece uçaldann ihracatına da engel olunur. 1950’lilerde uçak pisti, fabrika ve etüt merkezinin bulunduğu arazi yok pahasma istirnlâk edilir. Nuri Demirağ’ın vefatından sonra da uçaklar hurdaya gider. Nuri Demirağ’ın bu özverili girişimi engellenmemiş olsaydı, belki bugün yurt dışma uçak alımı için ayırdığımız bütçelerin bir kısmı ülkemizde kalacaktı. Bu arada 18.08.2010 tarihli Bakanlar Kurulu Karanyla Sivas Havaalanının ismi ‘Sivas Nuri Demirağ Havaalanı’ olarak değiştirildi. Geç de olsa büyükbabamım hatırlansa gösterilen bu vefa bizleri fazlasıyla mutlu etti. ■ Bilge KUM tasarıma ve yenilikçiliğe oldukça önem veren bir isim. Şahsi çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Girişimcilik hayatında başarılı bir kadın profiline sahipsiniz. Bunu nasıl başardınız? Bu çalışmaları yaparken rotanın ne oldu? KUM: Nuri Demirağ’m şaşırtıcı yaşam öyküsüne değindikten sonra benim yaptığım mütevazı çalışmalardan bahsetmek biraz zor olacak ama uzunca bir süredir emekli olmama rağmen hâlâ yoğun bir şekilde çalışmaya devam ettiğimi söyleyebilirim. Ben bir tasarımcıyım. Yaşantım her döneminde o günkü gereksinimlerime yanıt veren tasarımlar yaparak bir kaç mesleği profesyonel ve uluslararası düzeyde uygulayabildim. Örneğin uzun yıllar çocuk tekstiliyle, iç mekân tasanmıyla, gözlük ve mücevher tasarımıyla uğraştım. Daha sonra, ilerleyen yaşla birlikte bende ve çevremde oluşan bedensel rahatsızhidar, beni kullandığımız aletleri daha kullanışlı hale getirme üzerine düşünmeye sevk etti. On yıldır yaşhlann ve engellilerin hayatına kolaylıklar getiren endüstriyel tasarımlar yap-maktayım. Dördü patentli olmak üzere yirmi küsur buluşum var. Bunların ticarileşmesi için çalışmalar yapmaktayım. Aile geleneğinin etkileri olsa gerek, özellikle havacılık sanayisini ilgilendiren buluşlarımın hayata geçmesi için daha çok çaba harcamaktayım. Bu çalışmamı yaparken ilgili konulardaki sanayi kuruluşlardan destek alıp, ortalchk tesis etmekteyim. Havaalanlarında, yolcuların bavullarını döner bantlardan alırken ıorlanmamaları için tasarladığım `Karuselden Bagaj Indirme Asansörü’ başlıklı buluşum uzunca bir süredir Atatürk Havalimanı Dış Hatlarda kullanımdadır. Bu ve yine havaalanlarını daha ergonomik yapmaya yönelik diğer iki buluşumun önce Türkiye havalimanları, daha sonra da dünyaya pazarlanması için yetkin kişilerle görüşmeler yapmaktayım. Diğer bir buluşum da uçak içindeki yerleşim sistemini birçok bakımdan daha kullanışlı hale getirecek olan bir uçak içi tasarım modeli. Bunun hayata geçebilmesi için dünya lideri bir teknik tasarım firması olan D.A.D.E ile ortaklık tesis ettim. Birlikte, bu tasarımın uygulanabilmesi için çeşitli destekleri temin etmeye çalışıyoruz. Başanrsalc projemizin adı, Nuri Demirağ’ın torununun tasarımı olması dolayısıyla ‘TORUN’ olacak.

Size göre bir girişimci ve yenilikçi nasıl olmalıdır? 1936 yıllarında başlatılan uçak satın alma kampanyasında dedeniz Nuri DEMIRAG;”Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz.” ifadelerini kullanıyor. Bu ifadeleri günümüz için değerlendirdiğinizde neler söylemek istersiniz? Dedenizin hedeflediği girişim ve üretim özgürlüğünü yakalayabildik mi?

KUM: Bana göre yenilikçi ve girişimci olmanın ön koşulları meraklı olmak, çözümcü olmak, cesur olmak, en önemlisi de azimli ve sebatkâr olmaktır. Kendine inanan ve fikrine güvenen buluşçu, önüne çıkan engelleri aşabilmeli, pes etmemelidir. Bunu Nuri Demirağ’ın yaşam öyküsünü izlerken fazlasıyla görüyoruz. O, bütün engellemelere karşın pek çok yeniliği hayata geçirebilmiş bir kişidir. Tabii ki günümüzün şartları bir hayli farklı. Teknolojinin ilerlemesi dolayısıyla bir şahıs veya kurumun tek başına, özellikle uçak gibi bir ürünün bütün safhalarını hayata geçirmesi neredeyse imkânsız. Günü-müzde birçok konu ancak kolektif çalışmalarla çözümlenebiliyor. Bunun için çeşitli konulardaki kümelenmeler çok yararlı olmaktadır. Büyük bir iyimserlikle görmekteyim ki, özellikle uçak yan sanayicileri, çeşitli ortak örgütlenmeler içindeler. Havacılık sanayimizin yerlileşmesi ve Türk tasarımı uçağın hayata geçmesi için sayısız sanayicimiz elini taşın ltına koymaya hazır vaziyette. Jmarım bütün bu çabalar yakın ir gelecekte meyve verecektir. löylelikle büyükbabamın uçakırından seksen sene sonra yerli çaklarımızın tekrar semalarda :Izüldüğünü görmek bizleri sonerece mutlu edecektir.

Nuri Demirağ; ) Türkiye’de Havacılık Sanayii’nin Önderi ) Seri Üretim olarak 1936’da ilk Türk uçağını yaptı. ) Çok partili rejimdeki ilk muhalafet partisini kurdu. ) Ankara’nın doğusuna ilk emiryolunu yaptı. ) İlk yerli paraşütü yaptı. ) 1922’de ilk Türk sigara kağıdını üretti. ) Bursa’da Sümerbank’ın Merinos fabrikasını kurdu. ) İstanbul Boğazına özel köprü yaptırmayı projelendirdi. ) İlk şehir ve köy planlarını ha-zırladı. ) Karabük’te demir ve çelik fabri-kasını kurdu. °Izmit’te selüloz fabrikasını kurdu. °Sivas’ta çimento fabrikaların! kurdu. °Istanbul’daki büyük hal binasını yaptı.

KUM: Nuri Dernirağ’ın yenilikçilik öyküsü yukarıda anlattıkları-mala sınırlı değildir. Onun tasanlarmın bir çoğu uzun yıllar sonra hayata geçmiştir; -ITÜ’de Uçak Fakülte-si açılmasına öncülük etmiştir. -Türkiye’de ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirmiştir. -Üstünde demiryolu olan Boğaz köprüsü-nü düşünmüş ve yurt dışından teknik ekip getirerek projesini çizdinniştir. Köprüyü kendi ucunayesiyle hayata geçireceğini, on yıl boyunca geçiş ücretini kendisi ve ailesinin alacağım, daha sonra da devlete hibe edeceğini befirtıniştir. Çok sonralan duyduğumuz ‘yap, işlet, devret’ formülünü de daha o zamandan düşünmüştür.

-1933 yılmda memleketi olan Divriği’ye enerji sağlama projeleri yaparken, yıllar sonra ancak 1966 yılında ele alman Keban Barajı projesini de ilk dile getiren kişidir.

-Divriği’de yapmayı planladığı `Gök Üniversitesi’ 100.000 kişilik `Sanayi Kenti’, ‘örnek Köy’ projeleri ne yazık ki devrim hükümetleri tarafından izin verilmediği için kâğıt üzerinde kalmıştır. -1948’de ilk özel radyo istasyonu kurma fikri de yasal engellemlere takılmıştır.

-Nuri Demirağ 1945 yılmda siyasete atılarak, çok partili döneme geçişin ilk partilerinden olan `Milli Kalkınma PartisPni kurmuş fakat 1946 seçimlerinde başarılı olamamıştır. Ödün vermeyen yapısı itibariyle siyasete uygun bir kişiliği yoktur. Fakat 1954 seçimle-rinde Demokrat Parti listesinden bağımsız Sivas milletvekili olmuş-tur. 1957 yılında meclis kürsüsünden, meclisteki kötü gidişi ağır bir

dille eleştiren tarihi bir konuşma yapmış ve çahşanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin ve uçurumun kapatılmasını öneren yasa teklifini sunmuştur.

■ Kısacası yaşadığı dönemin en büyük girişimcilerinden biri olan Demirağ, Türk ticaret, sanayi ve siyaset hayatında iz bırakmış önder şahsiyetlerden biridir. Hedefleyip gerçekleştiremediği ve geride kalanların yapmasını istediği projeleri var mıydı? Varsa bu adımları atmak için neler yaptınız? KUM: Yukarıda belirttiğim gibi Nuri Dendrağ’ın bazı projeleri engellemelere takıldığı için

hayata geçememiştir. Şahsına ait Oskildar’daki Hüseyin Avni Paşa korusunda bir ‘Ahlak ve Teknik üniversitesi’ kurma çabalara da, ne yazık ki ömrü vefa etmediği için hayata geçememiştir. Nuri Demirağ, 1957 yılında bayrağı yarının gençlerin devrederek yaşama veda etmiştir. ‘Devletin kurtuluş ve yükselişi, ancak varlığına dayanarak milletin gizli hazinelerini verimli hale getirmenin bilen, şahsi menfaatini milletin menfaatiyle uyuşturmasını bilen, ruhu idealist, beyni realist şahsiyetlerde aranmalıdır’ söyleminde, iş ahlalunı önde tutan gerçek girişimcilerin, ülkenin kallunmasındaki önemini vurgulamıştır.

■ Türk sanayisinin izlediği yolu nasıl buluyorsunuz? Dedeniz kadar cesur girişimciler ve sanayiciler var mı?

KUM: Tabii ki günümüzün şartları, Nuri Demirağ’ın çahşmaların’ yaptığı genç Cumhuriyetin ilk yıllanndalcilerden bir hayli farklı. Bugün bir hayli gelişmiş, donanımlı, başardı pek çok sanayi kuruluşumuz var. Önemli olan bu kuruluşların büyük bir kısmının milli sanayimizi yerlileştirmek için daha fazla çaba sarf etmeleridir.

■ Son zamanlarda Türk Savunma ve Havacılık sektörüne ilişkin olumlu gelişmeler gözlemliyocaz. Hedef; milli ve yerli üretimler. Yani kendi uçağımızı kendi gemimizi kendimiz yapmak istiyoruz ve otoriteler tarafından buna çok yaklaştığımız ifade ediliyor. Sizin konu hakkındaki görüşlerimizi alabilir miyiz? KUM: Ben uzaktan da olsa savunma ve havacılık sektöründeki gelişmeleri takip etmeye çalışı-yorum. THY Teknik Yan Sanayicileri’nin yazışma grubundayım ve burada pek çok sanayicimizin camla başla üretimi yerlileştirmek için gayret sarf ettiğini gözlemli-yor ve çok mutlu oluyorum. Bu uğurda maddi manevi bütün varlığını ortaya koymaya hazır pek çok firmanın varhğından haberdarım. Bütün dileğim, sektörde ayrı ayrı hizmet eden kümelerin daha yalundan temas halinde olup, hep birlikte Türlc tasanmı uçağın, geminin hayata geçmesi için ortak çalışmalar yapabilmeleri. Bunun çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşeceğine de inanıyorum.

  • Son olarak; bir kadın kimliğiyle yenilikçi olmak ve erkek egemen bir toplumda iyi işler başarmak için hem cinslerinize ve yeni kuşağa ne gibi öneriler-de bulunursunuz. Türkiye’nin sanayi ve teknoloji gelişimi için yeni kuşağın hangi eğitimlerden geçirilmesi gerekiyor? Sektörün öncülerini yaratabilrnek için ye-terli akademik ve teknik kadroya sahip miyiz? KUM: Bence yenilikçi, yaratıcı olmak ve girişimciliğe soyunmak için kadın veya erkek olmanın bir farkı yok. önemli olan gözlemci olup, problemlere çare olabilecek çözümler arayışında olmak. Probleme çare getirdikten sonra da bunları hayata geçirmek, yani ticarileştirmek için çaba sarf etmek. Girişimcilik ruhunu insan kendi bünyesinde oluşturur. Tabii ki bu ruhun eğitimle beslenmesi, desteklenmesi de gerekiyor. Ülkemizde girişimcileri yetiştirmek üzere eğitim veren yeterli sayıda meslek okulu ve üniversite olduğuna inanıyorum.

Girişimcilik ruhunu insan kendı bünyesınde oluşturur. Tabiki bu ruhun eğıtımle beslenmesi, desteklenmesi de gerekiyor. Ülkemizde girişimcileri yetiştirmek üzere eğıtım veren yeterli sayıda meslek okulu ve üniversite olduğuna inanıyorum.

 

  • Röportajımıza eklemek istediklerinizi alabilir miyiz? KUM: Beş yıl kadar önce başlarp, bir bir etrafımda toplanan genç mucitlerden oluşan MucitAna lnovasyon ve Girişimcilik Grubu’muz var. Zaman zaman bir araya gelip, patent, inovasyon ticarileştirmesi v.s. gibi konulardafikir alışverişinde bulunuyoruz. Bir birimizle çevremizi paylaşıyoruz. Aramızda küçük teksik destekler oluşturuyoruz. Bu arada örnek olması için aktaracağım; arkadaşlanmızdan Enes Kutluca’nın dünya çapında büyük bir başarısı var. Enes, Bahçeşehir üniversitesi Çevre Mühendisliği Fakültesi birinci sınıfında eğitim alırken tasarladığı atık suyu hiçbir kimyasal madde eklemeden

antan buluşunu, Mitsubishi gnıbundan, dünyanın en büyük sa arıtma firması Metito’ya lisansladı ve ortaklık tesis etti. Bu gibi örnelderin çoğalma. ve Türk sanayisinin yerlileşmesiyle, katma değeri yüksek üdinlerimi-zin sayısının artacağına ve bunları ihraç ederek ülkemizin refah seviyesini yükselteceğimize bütün kalbimle inanıyorum.

CUMHURBAŞKANIN’DAN SANAYİ AÇIKLAMALARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı”nda açıklamalarda bulundu. Endüstri ve savunma...
TÜM İMKANLAR SEFERBER EDİLDİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yazılı açıklamasında, eylül ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı...
TOSİAD Yönetim Kurulundan İkitelli OSB’ye Ziyaret
TOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Semra SANİYE MERT, Başkan Yardımcısı Salih TANRIVERDİ ve beraberindeki heyet Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan TUNÇ’u ziyaret...
Konya Tanıtım Günlerinin Açılış Programı Gerçekleştirildi.
İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hakan TUNÇ, KONSİAD’ın düzenlediği “Konya Tanıtım Günleri’nin açılış programına katılarak 62., 63. ve 64. Türkiye...
HDP’li Garo Paylan Fransız kanalında Türkiye’yi suçladı
France 24 kanalının konuğu olan HDP’li Garo Paylan, bir Ermeni olarak Türkiye’nin Afrin’de soykırım yapmasından korktuğunu söyledi. Türkiye sınırında oluşturulmak...
Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti kongrelerini örnek aldı
Yarın 36. Olağan Kurultay’ını düzenleyecek olan CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti kongrelerinde olduğu gibi salonun ortasına kurulan platformda eşiyle birlikte...
Nevşin Mengü CHP’ye üye olmak istedi
Parti Meclisi üyeliği için CHP’ye üye olmak isteyen Nevşin Mengü’nün talebi reddedildi. CNN Türk’ten kovulmadan önce ekranda gazetecilere tarafsız olma...
CHP’de kurultay günü
CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nın gerçekleştirileceği Ankara Spor Salonu’na gidecek partililere kavga edilmemesi için özel uyarılar yapıldı. Aldığı seçim yenilgilerinden sonra...
Zeytin Dalı’nda son bilanço: 897 terörist etkisiz hale getirildi
TSK, Zeytin Dalı Harekatı’nın son rakamlarını açıkladı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye’nin kuzeyinde bulunan Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik gerçekleştirdiği...
Kemal Kılıçdaroğlu’nu kurultay heyecanı sardı
Kurultay öncesi bir açıklama daha yapan CHP Lideri, kurultaydan sonra AK Parti’yi devireceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 36....
İHA’larda yeni dönem: Uydudan görüntü ve kontrol
Türkiye’nin büyük atılımlar gerçekleştirdiği savunma sanayisinde gurur verici adımlar atılıyor. TAI’nin geliştirdiği ANKA İHA’lar artık uydudan kontrol edilebilecek, görüntü alınabilecek....
Sokak hayvanları için barınak inşa ediyorlar
Edirne’nin Keşan ilçesinde Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği, gönüllülerin de yardımıyla sokak hayvanları için barınak inşa ediyor. Keşan Sokak Hayvanlarını Koruma...
Vatan Caddesi’nde minibüs yandı
Fatih’te bulunan Vatan Caddesi’nde, seyir halindeki bir minibüs aniden yanmaya başladı. Yanan araç kısa süre içinde küle döndü, trafik durma...
Kazalar artınca, polis emniyet kemeri uygulaması yaptı
Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri, yolcu otobüs ve minibüslerine yönelik emniyet kemeri uygulaması yaptı. Yolcuları, emniyet kemeri takmaları konusunda tek...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bitlis konuşması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na seslenerek “PYD, PKK, YPG terör örgütü müdür? Yiğitsen açıkla ama açıklayamazsın” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’te...