Reklam
Reklam
iosb ikitelli haber -
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

Ramazan Makamında Yaşamak

admin
admin
  • 28.04.2017
  • 541 kez okundu

Ramazan içinde İslam’ın beş temel esasından orucun tutulduğu ibadet yoğun bir zaman dilimidir. Ramazan’ın bu denli önemli olmasını sağlayan da Kur’an ve oruç ayı oluşudur.

Ramazan makamında yaşamak demek perhiz mevsiminde Kur’an ve ibâdet ile dikkat eğitimine yoğunlaşmak demektir. Çünkü ramazan kelimesinin kök anlamı yanmak ve kavrulmaktır. Ateşe vurulan toprak nasıl sudan anır, pişer, tuğla, kiremit, çanak, çömlek, çini ve seramik gibi kullanılabilir hale gelirse insan da ramazanın perhiz fırınına vurulmak sûretiyle Kur’an ateşiyle âdetâ pişer. İbadetlerle şekil ve kıvam kazanarak hamlıklan kemâl bulur. İrâde eğitimiyle kendisinin farkına varır. Bu açıdan ramazan makamı Kur’an ve oruç ile taçlanan talcvâ mevsimidir. Ramazan içinde Islam’ın beş temel esasından orucun tutulduğu ibadetyoğun bir zaman dilimidir. Ramazan’ın bu denli önemli olmasını sağlayan da Kur’an ve oruç ayı oluşudur. Oruç, Allah Teala’nın: “Benim içindir, ecrini ancak ben veririm” buyurarak yücelttiği bir ibâdettir. Ramazandaki mâneviyat eğitimi, nefsin direncini kırarak

irâdeyi güçlendirir, şahsiyet ve kimliğin daha diri bir biçimde kulluğa yönelmesini sağlar, insanı nefs rüzgarı önünde savrulan çerçöp gibi olmaktan kurtarır. Ramazan iklimindeki kalbI luvam gönül dünyasında aşk ateşinin uyanmamsı sağlar. Aşk elsiz, ayaksız olan canın elini tutar ve önüne düşerek ona yol gösterir. Korku ve ümit duyguları ancak ibâdetler sayesinde ve takva ile aşkın emrine râm olur. Çünkü aşkın gözü canlara can karar. Ramazanda kulları takvâya erdirici bir özellik vardır. Nitekim ramazan orucunun faraziye

TAKVA, DIŞ ORGANLARIMIZI ALLAH’IN ISTEDIĞI YERLERDE KULLANMAMAKTAN, ISTEMEDIĞI YERDE KULLANMAKTAN SAKINARAK KALBİMİZİN İHLAS VE İYİ NİYETLE DOLMASIDIR.

tini bildiren ayette buna şöyle işaret edihnektedir: “Ey inananlar, sizden öncekilere farz lulındığı gibi size de ramazan orucu farz kılındı. Umulur ki bu sayede takvâya erişirsiniz.” Takvâ, dış organlarımızı Allah’ın istediği yerlerde kullanmamaktan, istemediği yerde kullanmaktan sakınarak kalbimizin ihlas ve iyi niyetle dolmasıdır. Kalbin iştirak etmediği amel, makbul sayılmaz. Kalbin, organlara uygun niyetlerle dolu olması gerekir. Bir bakıma takvâ, şu fırtınalı dünyâda Allah’ın herhangi bir emrine toz kondurmamak için titremek demektir. Bir başka ifadeyle dikenli bir yolda ayaklarımıza diken batmaması için salcmarak yürümek, basacağımız yeri kontrol etmektir. Bu yüzden ramazan ve oruç sadece yeme içmeyi terk etmek-ten ibaret fiziki bir eylem değildir. Ramazan hayatımaın her anım yoğuran ve takvâya erdiren bir zaman dilimidir. Ramazan ayının, hayatın her anma yansıyan hasletlerin kazanıldığı bir ay, insan iradesini eğiten, nefsi frenleyen, düşünceyi ibadet merkezli güncelleyen bir iklim ola-bilmesi için gözü haram, şüpheli ve anlamsız şeylere bakmaktan korumak; kulağı haram, günah ve bâtıl şeyleri dinlemekten sakınmak lazımdır. Dili kendini ilgilendirmeyen boş, anlamsız, dedikodu ve iftira gibi şeylerden uzak tutmak, kalbi Allah sevgisi ve takvâyla doldurup yasak düşünce ve boş temennilerden arındırmak, eli haram, şüpheli ve çirkin işlere uzanmaktan men etmek, ayağı emredilmeyen ve istenmeyen bir gaye uğrunda yürütmemek gerekmektedir. Ramazan iklimi gönül imânna en güzel vesiledir. Kırılan kalpleri tamire, bozulan araları düzeltmeye en uygun zemin ve zamandır. Nitekim Allah Teâlâ buyurur: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” Bu yüzden ramazan iklimini bir vesile görüp bunu hayatın her alanına yansıtmak ve hikmeti tâlim etmek gerekmektedir. Kur’an’da Hz. Peygamber (s.a.)’e âid bir görev olarak sunulan kitap ve hikmeti tâlim işi kişinin kendine ve duygularına hâkim olmasından geçmektedir. Kendini alamayan, öfkesini kontrol edemeyen, duygularını yenemeyen insandan hikmet ya da mârifet ummak tekeden süt çıkmasını beklemek gibidir. Hikmetin başı Allah korkusu olduğuna göre hikmete ermenin yolu da her ânını kulluk bilinciyle yaşamak, her an ilâhi kameranın altında olduğu idrâkinde bulun. maktır. Ramazan olmasa irâdi açlık ve yokluğu yaşayamayacağımız için varlık ve tolduğun kadrini

bilemezdik. Ramaıan’ın ibadet yoğun atmosferi olmasa kutluğlın ve tâatin hazzına eremezdik. Bu yüzden ramazan iklimi kalbi hayatımıza ve her âmmıza bereket getiren bir zaman dilimidir. Ramazan iklimindeki bir aylık mâneviyat atmosferi insanı yıl içerisindeki diğer on bir aya hazırlamaktadır. Ramazan dışındaki on bir aya hazırlanmak orucu oruç gibi tutmaya, namazın insanı inşâ etmesine, yardımlaşmanın gönüller arası yakınlaşmaya ve temizlenmeye vesile olduğuna inanmaya, Kur’an’ı raflardan, süslü kaplarmm içinden çıkarmaya, onu okumaya, ona bakmaya ve onun bize bakmam ve bizi arındırıp inşâ etmesini sağlamaya bağlıdır. Ramazan ayı boyunca bir yandan oruç, namaz ve Kur’an tilâveti gibi doğrudan Allah’a kulluğa vesile ameller ile öte yandan zekât, sadaka ve infâk gibi Allah’ın yaratıklarına merlramet tezâhürü sayılan davranışları meleke hâline getirme çabası içerisindeyiz. Duyguların inceldiği, gönül perdelerinin aralandığı, kalplerin mânevi, rülıâni ve uhrevl olana yöneldiği ramazan ildiminden çıkarken bizleri bekleyen en büyük tehlike yeniden dünyâya dalmak, dünyâ nimetlerinin peşinde savrularak kulluktan ve Allah’ın zikrinden uzaklaşmaktır. Dünyâ nimetlerine dalarak Allah’ın zikrinden uzaldaşmak sonuçta Allah’ı unutmak demektir ki Allah böylelerine kendilerini de unutturur. Nitekim Kur’an’da buyrulur: “Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduldarı gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” Mahyâları süsleyen “Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan” mesajı hepimize bir şuur yüklemelidir.

“Hoş geldin…” diyerek karşıladığımız ramazan, yüreğimizde yansıması olan bir zaman olarak idrak etmeli, onu uğurlarken gönül dünyamıza kazandırdığı bereketleri hayatımıza yansıtmalı ve yeniden bize yön vermesini hasretle beklemeliyiz. Ramazanda kazanılan hasletler ile bu makamda yaşamanın hayatın her ânına yansıtılması, ramazan ikliminin asıl anlamla’. Rabbimizden duâ ve niyâzımız; Oruç ve Kur’an ayı olan Ramazan ikliminin gönül imânna vesile olması ve hayatımızın her ânını Ramazan makamına çevirerek kuşatmasıdır.

Kaynak : İkitelli OSB Haber