Reklam
Reklam
iosb ikitelli haber -
$ DOLAR → Alış: 5,99 / Satış: 6,01
€ EURO → Alış: 6,82 / Satış: 6,85

Türkiye’nin Alüminyum Merkezi

Türkiye’nin Alüminyum Merkezi
  • 02.05.2018
  • 553 kez okundu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Alüminyum sektörünün önemli temsilcilerinin desteği ile kurulan
Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi (ALUTEAM) bir proje olarak ortaya çıkmıştır. ALUTEAM akademinin
araştırma kapasitesi ile sanayinin üretim tecrübesini birleştirerek, alüminyum üretimi yapan firmaların katma değeri
yüksek alanlarda farklılaşmalarını sağlayacak ürün geliştirme faaliyetlerine katkı sağlamakta ve üniversite-sanayi
işbirliği çerçevesinde bir eğitim, araştırma ve test merkezi olarak faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetler kapsamında
Test Eğitim ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç.Dr. Ebubekir KOÇ ile ülkemizde alüminyum sektörünü, gelişimini,
ekonomiye katkısını ve yerli imalattaki hedefleri konuştuk.

Yrd.Doç.Dr.Ebubekir Koç  / FSM Üniversitesi

Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi Müdürü

 

Öncelikle sizi tanıyalım. Akademik kariyerinizden biraz bahsedelim. Sonra ALUTEAM’in kurulması ve sürdürdüğünüz süreçten bahse­delim. Çalışmalarınız hangi eksen-de devam ediyor?

Önce kendimi tanıtayım müsaadenizle. Fatih Sul­tan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde 2011 yılından beri çalışıyorum. Daha önce İngiltere’de bir araştırma mer­kezinde doktora çalışmaları yaptım. Temel eğitimim araştırma eksenli. Bunun yanı sıra imalat ve zeki sis­temler, yapay zekâ ekseninde çalış­tım. Türkiye’de yapılması gereken daha farklı işler var. Türkiye üze­rinde biraz daha rasyonel veya reel çalışılması gerekiyor. 2012 yılında alüminyum sektörüyle tanıştık. Sek­törün firmaları, kendileri bizi ziya­ret ettiler. “Bizim bu alanda değişik konularda özellikle eğitim ve araş­tırma başlıklarmda iş birliğine ihti­yacımız var.” dediler. Dekanımızın kendisi de malzeme profesörüdür. Üniversite yönetimimiz sanayicileri­mize her konuda kapıları açarak bu işin geliştirilmesini istediler. Biz de üniversite ekibimizle beraber temel alt yapısmı oluşturmaya başladık. Yaklaşık 1 yıl gibi bir sürede değişik firmalarla toplantılar ve ziyaretler geçekleştirildi. Tam olarak ihtiyaç tespiti eksenli ilerlenmiştir.

2012 yılı içerisinde Eylül-Ekim ayı gibi Aluexpo fuarında sanayici­mizle iş birliğini resmi olarak baş­lattık. Hemen akabinde bir proje ile çalışmalarımıza başladık. İstanbul Kalkınma Ajansı bu fikri destek­ledi. Aslında bu işi ilk hızlandıran adım; sanayicinin işin içinde olması ve bizi fiilen desteklemesidir. Bu işi sıfırdan geliştirdiğimiz için çok cid­di zorluklar, aksaklıklar da yaşadık ama sanayicimiz ve üniversite buna çoğu zaman hoşgörüyle yaklaştılar. Bizim eksiklerimizi kapattılar. Bize daha fazla iş vermeye çalıştılar. Eki­bin öğrenmesi için daha fazla reel işler üretmeye çalıştılar. Biz de bu eksende farklı projeler geliştirerek ciddi bir alt yapı oluşturduk. Şu anda da Halıcıoğlu’ndaki bu müs­takil binada alüminyum sektörünün ihtiyaç duyduğu, ilgili sektörlerin ihtiyacını giderecek şekilde eğitim, araştırma ve test faaliyetleri gerçek­leştiriyoruz.

 

BU IŞI SIFIRDAN GELİŞTİRDİĞİMİZ İÇİN ÇOK
CIDDI ZORLUKLAR, AKSAKLIKLAR DA YAŞADIK
AMA SANAYİCİMİZ VE ÜNIVERSITE BUNA ÇOĞU
ZAMAN HOŞGÖRÜYLE YAKLAŞTILAR. BIZIM
EKSİKLERİMİZİ KAPATTILAR

Peki, neden alüminyum? Türki­ye’de buna yönelik ciddi bir pazar mı var? Sektörün üretenlerine, ihtiyaçlarına, eksikliklerine ilişkin verilerle mi bu işe girdiniz? Neyi tamamlamak istiyorsunuz?

KOÇ : Firmalardan gelen talep özellikle eğitim ve araştırma ek­senliydi. Mevcut personelin veya ara eleman personelin eğitilmesi ve sektöre çalışan yetiştirilmesine yönelik bir talep vardı. Bu konuda biraz çalışmca arka planda bir şey­lerin aslında değişmeye başladığını fark ediyorsunuz. Burada değişen şey; Türkiye’nin ekonomik yapısı. Ülkemiz farklı bir ekonomi türü­ne dönüyor. Bu ekonomi türünde daha bilgi eksenli bir ekonomiye doğru kaymaya başladık. Dönü­şüm sürecindeki en temel şeyler­den bir tanesi elinizdeki temel ham maddelerdir. Özellikle nitelikli ham maddeleri kastediyorum. Hammad­de yoksa bu dönüşümü sağlayamı­yorsunuz. Mesela Savunma Sanayi diyorsunuz. Savunma Sanayinin en temel girdisi malzemedir. Işleme, tasarım v.s. bunlar daha sonraki bir süreç. Elinizde nitelikli malzeme yoksa alt sistemle üst sistemlerin hiç birisini yapamazsınız. Organize sanayi bölgesindeki sanayicilerimiz

bunu çok daha iyi anlar. En temel yetenek malzemede başlar. Tasarımcmız malzemeyi bilmiyorsa o tasanm doğru bir tasarım olmaz, yönetemezsiniz.
Burada sanayicinin oluşturduğu bir talep var. Bizi bu konudaki reel şeye sevk eden sanayicimiz oldu.
Sanayici size dernek aracılığıyla mı ulaştı ?
KOÇ: Tabi. Galsiad Girişimci Alüminyum ve Sanayici İş Adamları Derneği vasıtasıyla bize ulaştılar. Bu birliktelik bizi malzeme olarak alüminyum teması içerisine çekti.
Türkiye’de çok sayıda üniversite açıldı. Biz de yeni bir üniversiteyiz. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulduk. Burada genel araştırma temalarıyla gitmek bizim için çok yanlış bir tema olurdu. Yönetim tarafından uzmanlaşmamız, belli konularda çalışmamız, derinlik kazanmamız bekleniyor. Bu aynı zamanda ülkenin menfaati içinde gerekli ve önemli bir şey. Alümin

yum üzerine başka üniversitelerde çalışan çok kıymetli araştırmacılarımız ve hocalarımız var. Bireysel veya grup çalışan arkadaşlarımız da var. Ancak biz bu kurumsal yapıp teşvik ediyoruz.
Bir veri bankası gibi mi olacaksınız?
KOÇ: Tabi ki, hem veri bankası hem de sektörün tamamını detaylıca görebilen bir araştırma merkezine dönüşmüş oluyoruz.
Bu dönüşümün, alüminyum sektörüne ve ülke ekonomisine katkısı konusundaki öngörünüz nedir?
KOÇ: Şöyle bir konu var; katma değer üretmek. Çok duyuyoruz. Biz de bu merkezde fiilen bunu yapmaya çalışıyoruz. Ne yapıyoruz? Ben direkt örnekle söyleyeyim. Bir firmamız var. Dünyanın en önemli ve en büyük firmalarından birinden bir sipariş almışlar. Şu anki alt yapılarıyla bu siparişi üretebilecek durumda değillerdi. Biraraya geldik ; “Size biraz vakit ayıralım, bütçe ayıralım, beraber çalışalım. Bizim ArGe ekibimiz ve sizin ArGe ekibinizle birlikte çalışarak bunu üretmek istiyoruz.” dediler. Biz de yaklaşık 2 ay boyunca ekibimizle fabrikaya gittik geldik. Sonucunda ise yapılan çalışmalarla aldıkları sipariş üretilebilir hale geldi. Biz, firmayla beraber kapasiteyi orada oluşturduk. Şimdi bu özel üründen istediği kadar satabilir, başka müşteriler bulabilir. Firma bu ürünü şu anki kilogram fiyatının neredeyse iki katına satıyor. Katma değer bizim için böyle bir şey.
İkinci örnek; biz burada fiilen üretim yapıyoruz. Burada ürettiğimiz işlerin bir kısmı çok önemli projelerde kullanılıyor Bizim için ürünü hızlı teslim edebilmek, ürünün tasarımına dâhil olmaya çalışmak ve burada ekip yetiştirmek ana konularımız. Merkezimizin üyelerinden bazıları sizin sanayi bölgesindeki firmalardan oluşuyor. Günlük çalıştığımız firmalar var. Yeni ürün tasarım ve prototip imalatı hatta ana sistemlerin tamamlayıcı bileşenleri küçük sayıda ise burada üretiyoruz. Çok önemli ve büyük bazı projelerde de tamamlayıcı, kaplama, işleme gibi işleri sizin bünyenizdeki KOBİ düze­yindeki sanayi kuruluşlarıyla çözme­ye çalışıyoruz.

Eğitim kapsamında bir değerlendir­me yapıldığında İkitelli’deki sanayi­cilerin en önemli sorunu; “yetişmiş ve nitelikli ara elemanf Son çıkan ve yasalaşan Üretim Reform Pake­ti ile OSWIerin tamamında mesleki eğitim veren kolejler kurulmasına karar verildi. Bu doğrultuda OSB’ler desteklenecek ve teşvik verilecek. Merkezinizin eğitimleri önemsedi­ğini ifade ettiniz. Tüm bu gerçekler göz önünde bulundurulduğunda siz eğitim evresini nasıl planlıyorsunuz? Sanayicilerin sizden beklentileri ne­lerdir? Üniversite mezunu gençlere mi yönelmek doğru yoksa üniversite öncesi eğitimle mi mesleki eğitime yönlendirme yapılmalıdır?

Organize Sanayi Bölgele­rinde kurulacak bu okullar çok iyi fikir. Ümit ederim ki; başarılı bir şekilde bu süreç gelişir ve olgunlaşır. Biz üniversite bünyesinde olduğumuz ve bir akademik kurum olduğumuz için bunları çok hızlı ve esnek yapa­biliyoruz. Araştırma merkezi olarak ŞU anda mesleki eğitimler yapıyoruz. Yerinde teknik eğitimler veriyoruz. Bir ürünü üretecekseniz, fabrika­ya gidip işçilerin eğitim durumunu da değiştirmeniz gerekiyor. Ürünün nitelikli hale gelmesi için belli sü­relerde eğitimler yaparak üretimin başındaki operatörün, işçinin, mü­hendisin hatta taşıma elemanlarının tamamının temel oryantasyonunu o ürüne göre hazırlamanız gereki­yor. Bir de mesleki takviyeyle alakah eğitimler yapıyoruz. Temelde bizim uğraş alanlarımız bunlar. Önümüz­deki dönemde ise alüminyum cephe sistemleriyle alakalı bir planımız var. Temel hedefimiz; fabrika ortamında

mühendislik tarafındaki eğitiminde de öğrencilerimizin son senesinde mümkün olduğunca sanayide çalı­şır bir vaziyette olmasını istiyoruz. Bu amaçla teşvik ediyoruz hatta yar­dımcı oluyoruz. Şu anda öğrencileri­mizin bir kısmı çok nitelikli firmalar-da bir kısmı ise kendi iş yerini kurma konusunda çalışıyorlar.

Mühendislik fakültesindeki öğrenci­lerinizin sektöre bakışı, ALUTEAM’e bakışı nasıl? Staj yaptıklarını söyledi­niz. Çoğu çalıştığı yerde mi kalmayı tercih ediyor yoksa sektörde kalmayı mı? Sektör değiştirmek isteyenler var mı?

Dönem dönem bu bilgileri raporluyoruz. Üniversitemizin birimleri takip ediyor. Yaklaşık %70 civarındaki öğrencimiz doğ­rudan mesleğin içerisinde çalışıyor. Diğerleri ise aile işini yapıyor. Biz tamamen profesyonel çalışıyoruz. Bunun sebebi de; firmalarla çalışıyor olmamız.Ticari şirketlerde bir tem­rinle ve disiplinle çalışmanız, plan ve program yapmanız gerekiyor.

Profesyonelliğiniz firmalar için de bir avantaj oluşturuyor mu? Firma­ların bünyelerinde yapmak istedi­ği araştırmalan merkezde yapması hatta yeri geldiğinde üretimlerini bu merkeze de taşımalan onlar için nasıl bir fayda sağlıyor?Yenilenen, gelişen, büyüyen, Ar-Ge’ ye çok fazla önem veren Türkiye profilinde Ar-Ge ve İnovasyon için siz neler düşünüyor­sunuz?

Bu bizim için üç yönlü bir süreç aslında. 1. burada merkez bünyesinde araştırma alt yapısı var. Her türlü laboratuar ve üretim im­kâm var. Firmalarımız gelip burayı kullanabiliyorlar.

2.Sanayi – araştırma merkezleriyle iş birliği sağlayabiliyoruz.

 

 

  1. Üst yüklenici dediğimiz şu an stratejik işler yapan büyük milli projelerde yer alabiliyoruz. O milli projelerde alüminyumla ilgili önem­li başlıklar var, alt başlıklar var. Bu başlıklarda, “Biz neler yapabiliriz?” konusunda hala bir çok iş yapıyoruz ve işleri geliştiriyoruz.

Nedir o alt başlıklar hocam detaylan­dırır mısınız?

KOÇ: Havacılıkla çalışıyorsanız, alüminyum havacılığm çok önemli bir parçasıdır. Kara ve denizle çalı­şıyorsanız yine aynı şekilde savunma sanayi tarafında da alüminyum ol­dukça önemlidir. Yüksek miktarda tüketilen ve yüksek nitelikli olarak ihtiyaç duyulan bir malzemedir. Bu malzemenin geliştirilmesi, uygun olarak üretilmesi gibi çalışma baş­lıklarımız var. Mesela çok yakm bir zamanda THY Teknik A.Ş. AR-GE Başkanlığı ile iş birliği yaptık. Fir­malarımızla kapasite ve uzun vadede tedarikçi oluşturacak şekilde işbirlik­leri yapıyoruz.

THY Teknik dediniz. Biz de İkitelli OSB olarak HUFBM projesi kapsa­mında bazı firmaları THY Teknik’e götürdük. THY Teknik bünyesindeki bazı ürünlerin örneklerini aldılar. Bu ürünleri kendi bünyelerinde üretip üretemeyecelderinin çalışmasını yü­rüttüler. Siz de Saha İstanbul üyesi­siniz. Sektöre ve sürece baktığınızda fimıalanmada havacılık sektörüne tedarikçi olabilecek bir potansiyel görebiliyor musunuz?

KOÇ: ALUTEAM olarak savun­ma havacılık kümesi SAHA İstan­bul üyesiyiz. Bu bir araştırma ya da laboratuar işi değil, fiilen bir yere ürün vermeniz gerekiyor. Böyle bir süreç yeni başladı. Bu ürünler orta­ya çıktıkça firmaların kapasitesinin olup olmadığı ortaya çıkıyor. Ben bu konuda çok iyimserim. Türki­ye’nin üretim kapasitesi çok iyi. İhtiyaçlarımız ve almamız gereken uzun bir yol var ama bizim yapmak isteyip de yapamadığımız hiçbir şey olmadı.

Kuruluş amaçlarınızdan biri de Üniversite-Sanayi İş Birliğini güçIen­dimıek. Üniversite – Sanayi İş Birliği konusunda Türkiye’nin durumunu ve gidişatını nasıl değerlendiriyor­sunuz? Türkiye’nin 2023 hedefleri içerisinde kendi tankını, uçağını, de­niz alim’ üretmek gibi hedefleri var. Hedefe ulaşmak için gerçekten iyi eğitimli beyinlere, bireylere ve insan kaynağına çok ihtiyacımız var. Üni­versite – Sanayi İş Birliğinin bu ihti­yaçlara katkısı olur mu?

KOÇ: Birçok kıymetli hocamız ve birçok kıymetli kuruluş haliha­zırda işbirliği yapıyor. Bizim göre-bildiğimiz kadarıyla çok güzel işler de yapılabiliyor. ALUTEAM’in bütün varlık sebebi, sürekli konuşulan Üniversite . Sanayi İş Birliği’dir. Bunun fiilen iş yaparak olacağını düşünüyoruz. Yani burayı yaşata­rak, faydaya dönüşecek şekilde iş yapalım. Bunun dışında konuşulan şeyler tamamen bürokratik şeyler. Yani öyle yapılır, böyle yapılır bil­miyorum ama bildiğim bir şey var ki; o da iş yapmak. Burada bunu yapmaya çalışıyoruz. Üniversite­nin içinde de bu yapıların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Belki sektöre özel yeniden düzenleme olabilir. Biz alüminyum çalışıyoruz ve alüminyum sektörünü biliyoruz. Dolayısıyla ona göre yapılandırdık. Farklı sektörlerde farklı durumlar oluşabilir. Diğer tarafı onlar adına konuşmam doğru olmaz. Üniversi­te tarafında biz şanslıyız. Bizim üni­versite yönetimimiz bu konuda bize çok ciddi bir alan açtı ve her şekilde bizi desteklediler. Tabi bu arada Is­tanbul Kalkınma Ajansı’nın bu ko­nuyu desteklemesi de çok kıymet­lidir. Bu destek olmasaydı işler bu aşamaya gelemezdi. Üniversitenin yarattığı dinamik, destek ve sana­yicinin bakış açısı, reel yöne sevk etmesi bizi doğru yola götürdü. Bir kere sanayiciyle sürekli bir arada olmak, konuşmak gerekiyor. Ufak tefek şeylere kırılmadan, karşı ta­rafı da kırmadan, özen göstererek ilerlemeye çalışıyoruz. Üniversite – Sanayi Iş Birliği olacaksa sanayi­ciye herşeyi biliyorum diye gitmek diye bir şey yok. 20 yıldır o makine­nin başında duran bir adama gidip ahkâm kesemezsiniz. O adam onu biliyor. Sadece yeni bir şey yapa­caksanız, ilave bir şey eklemeniz gerekiyor. Çalışan mühendis arka­daşlarımızın geneli bu şekilde çalı­şıyor.

Çok doğru bir tespit.

KOÇ: Tabi çok üstten, yukarıdan bakarak bu işler olmaz.

Kesinlikle

KOÇ: Bizim artık yaklaşım ve iş yapma yöntemlerimizi bi­raz değiştirmek gerektiğini dü­şünüyoruz. Bu sektörde bugün itibariyle 53-54 firmayla çalıştık. Sahada çalışırken herkesle ko­nuşuyorsunuz. Operatörden iş­çisine, işçisinden temizlikçisine kadar o iklimi görüyorsunuz. Bu temel yaklaşım üslubu ve iş modellerini değiştirmekle ala­kalıdır. Bir kere iş yapıyorsanız fatura kesmesi gerekiyor. Fatu­rayı kesebilmesi için karşısında şirket görmek istiyor. Süreci hız­lı bir şekilde yürütebiliyorsanız ürün veriyor. Ürünün içinde fatu­rasının da hemen gitmesi gere­kiyor. Üniversitelerle çalışanlar ne demek istediğimi anlıyorlar­dır. Bu tür eksiklikler var. Biz bu eksiklikleri gideriyoruz.

Peki, hocam toparlayarak gi­dersek biraz da sayısal veriler ve­relim. Şu ana kadar kaç firmaya dokundunuz, o firmalardan nasıl geri dönüşler aldınız? Merkezden en çok hangi konularda faydala­nıyorlar? Rakamsal değerlen­ dirmeler yapabilir misiniz?

Enerji verimliliği çalışmaları yapıyoruz. Sizin bünyenizde de var ama biz sadece alüminyum sektörü için çalışıyoruz. Şu ana kadar 59 fab­rikada yürütüldü, hâlihazırda enerji verimliliği saha çalışmaları devam edi­yor. Bu çalışmalan sadece Istanbul’da değil Marmara bölgesinin tamamında yapıyoruz.

Bölge kısıtlılığı var mı? KOÇ: Hayır.

Türkiye’nin dört bir yanında çalışı­labiliyor mu?

KOÇ: Bununla ilgili herhangi bir kısıtlamamız yok. Biz Türkiye’nin alü­minyum merkeziyiz. Yani sadece Istan­bul’a has bir yer değil. Bunun dışında tez çalışmalarımız var Kullandığımız makineler de alüminyumla ilgili op­timize edilmiş durumdadır. Mesela; “Bize çelik göndermeyin çelik araştırma merkezi var.” oraya gönderin diyoruz. Çelik Araştırma Merkezi ( ÇETAM ) var. Biz onlarla da aynı şekilde iş birliği yapıyoruz. Ülkemiz adına güzel ve faydalı şeyler üretildi, üretilmeye de devam ediyor. Bunun dışmda araştırma faaliyetleri için yaklaşık 10-12 milyon TL civarı bir fon yönettik. Firmalarla birlikte firmaların fonladığı birçok araştırma projesi gerçekleştirildi. Bunların bazıları hakikaten çok ciddi kapasite oluşturan, nitelikli işlerdi. Savunma ve havacılık alanında yaptığımız işlerin yanı sıra bir de genel ihracata dönük işlerimiz var.
Firmalar mevcut çalışanlarını size gönderip ilave eğitimler almalarını sağlayabilirler mi?
KOÇ: Tabi yapıyoruz.
Yani sadece sektöre hazırlanacak genç insan kaynağının yetiştirilmesi için değil mevcutta çalışan bir mühendis için de sizinle irtibata geçebiliyorlar.
İki türlü. Yeni işe başlayan personel, bizim düzenli mesleki eğitim programımıza katılabiliyor. Aynı

zamanda çalışanların gündelik bilgi­lerini güncellemeye yönelik teknik se­minerler gerçekleştiriyoruz, bu teknik seminerlere de katılım sağlayabiliyorlar.

Firmalar için maliyet doğuruyor mu?

Şu ana kadar ücretsiz yaptık. Özel programlar, mevcut persone­le yerinde eğitim isteniyorsa gerekli bütün organizasyonu biz yapıyoruz. Özel başlıklarda yerinde hocasıyla, dokümanıyla, her şeyiyle o eğitimi su­nuyoruz. “Alüminyum Alaşımlarının Fiziksel Metalurjisi, Alümniyum Sek­töründe Statik Toz Boya Uygulamala­rı” gibi alt başlıklarda içerik hazırla­narak birkaç gün süren özel eğitimler, uygulamalı eğitimler yapabiliyoruz. Eğitimler teşvik kapsamında olduğu için bir şey ödemiyorlar. Sanayicileri­miz dedikleri ücretleri teşvikler kap­sammda devletten geri alabiliyorlar.

İkitelli OSB’nin Havacılık Uzay Farkın­dalık ve Bilgi Merkezi projesi ile ilgili bir planlama yapıldı mı? İş birliği nok­tasında neler yapmayı hedefliyorsu­nuz?

Hem Saha İstanbul hem de HUFBM Projesi ile iş birliği yapmak istiyoruz.

Havacılıkla ya da uzayla uğraşacak­sanız kesinlikle alüminyum ve nitelik­li alüminyuma ihtiyacımız var. Onun için bu tür merkezlerin mutlaka birlik­te çalışması ve koordinasyonu birlikte yapması gerekiyor. Organize Sanayi Bölgesinde böyle bir Farkındalık Mer­kezi’nin olması çok değerlidir.

Biraz da yapay zekâ ve teknoloji ko­nuşalım dilerseniz. Yapay zekâya karşı önemli bir hassasiyet geliştiğini söyle­yebiliriz. Yapay zekâ insan gücünü saf dışı bırakacak mı? 4.0 sanayi devrimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sek­törünüz içinde yapay zekânın kullanıla­bileceği alanlar var mı?

KOÇ: Biz ona Endüstri 4.0 demiyoruz, milli teknoloji hamlesi diyebiliriz. Endüstri 4.0 Almanya’nm genel kon­septi. Endüstri 4.0 derseniz zaten 1-0 yenik başhyorsunuz. Aslında kavram olarak bunu ayırt ederek başlamak ge­rekiyor. Türkiye olarak iyi bir noktada­yız. Endüstri 4.0 dersek baştan yanlış yerden başlarız. Milli Teknoloji Ham­lesi veya Yerli Sanayi Devrimi diyebi­lirsiniz.

Peki, yerli imalatta ne yapacağız, he­def ne? Nereye gidiyor bu iş?

Genelde ağır sanayi, orta sa­nayi düzeyinde üretim yapan bir ülkey­dik. Bunu yavaş yavaş dönüştürmeye çalışıyoruz. Bunun da ilk adımı eği­timdir. Hazır insan kaynağınm ortaya çıkması için üniversitenin de kendisini dönüştürmesi gerekiyor. Sanayicimiz dediğim gibi reel ve faydacı davranıyor. Artık üretim insandan makineye doğ­ru kaymaya başladı. Burada nitelikli makine tasarımı imalatı, yapay zekâ, küçük küçük cihazların bütün sistemi gözlemleyebildiği sistemler, birbiriyle haberleşebildiği otonom sistemler var. Mesela bizim üretim sistemimiz var.

Bunun bir pilot uygulamasını yapıyoruz. Tek tekniker, tek tasarımcı küçük bir tesisi ça­lıştırabilecek durumda diyebi­liriz. Yeni print teknolojileri, endüstriyel print teknolojileri bunları kullandığınız zaman insan gücü veya teknoloji açı­ğını kapatmaya başhyorsunuz. Bazı alanlarda diğer ülkelerle aranızda oluşan teknoloji far­kı varsa onları kapatmaya ça­lışıyorsunuz. Nereye gidiyor? Aslında kötü bir yere gitmiyor. Şöyle düşünün bir aracı robo­tun sürmesi, insandan daha güvenlidir. Üretim ortamı da aynı şekildedir. Sanayi ekse­ninde bakıldığında işsizlik mi artacak konusu ön plana çıkı­yor. Bence farklı iş imkânları ortaya çıkacak.

Bireylerin neye yönelme­sini tavsiye edersiniz?

Öğrenci olarak di­yorsanız mühendislik de han­gi alana giderse gitsin iş var. İyi yapmak şartıyla tabi. Her­hangi bir yönlendirme doğru değil kendi istediklerini yap­sınlar. Sanayi tarafında ise bu konuda artık ciddi yatırım yapılmaya başlanması, dönü­şümün başlaması gerekiyor. Ben ana teknolojiler konusun­da yoğunlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Temel kontrol sistemleri, malzeme teknolo­jileri, üretim teknolojileri gibi alanlarda mutlaka ciddi yatı­rımlar yapılması gerekiyor. Bu yatırımların karşılığı var.

Kazanımlar, bu yatırımların maliyetini karşılayabilir mi?

Tabi oraya doğru gidiyoruz.

Dönüşmek dediğiniz bu değil mi?

KOÇ: Tabi. Her şeyle değişecek dönüşecek dediğime bakmayın. Temel bazı şeyler var onları değiş­tiremezsiniz. Onlarda daha uzun periyotlarda olur. Üretim tekno­lojileri ile ilgili konularda bir kı­rılma dönemi yaşıyoruz. Dünyayla aynı seviyedeyiz. Herkes buna yeni başladı biz de şimdi başlasak ve alt yapıp dönüştürüp daha iyi şeyler yapmayı amaçlasak hızlı bir şekilde yaparız diye düşünüyorum.

Bildiğim kadarıyla Konya’da bir firma bunu yaptı. Altyapısını 1,5 yılda oluşturmuş ve tüm çalışanları robota dönüştürmüş. Bu alt yapıyla çok daha büyük işler yapabileceği­nin planlarını da belirlemiş. Robot üretici firmalar var. Güzel işler duy­dukça biz de seviniyoruz, çok umut­lanıyoruz.

Son olarak hem İkitelli ‘ye, hem de tüm sanayicilerimize vereceğiniz bir mesaj varsa paylaşabilirsiniz.

Dün akşam çok acil iste­ğiyle bir üretim talebi geldi. Yeni bir ürünün geliştirilme aşamasıydı ve bu sabah hemen teslim edildi. Bu esnekliği sağlıyoruz ve bu hızı oluşturmaya çalışıyoruz. Sanayici­miz yoğun iş temposunun arasında bu tür desteklere ihtiyaç duyuyor. Burası bu konuda istifadeye açık bir merkez. Alüminyum konusunda olduğu gibi hızlı prototipleme konusunda oldukça ciddi bir alt yapı var. Metal ve plastik olmak üzere iki tane endüstriyel prototipleme sistemimiz mevcut. Merkezimizde tüm bunlardan istifade edebilirler. İkitelli’deki firmalarımız da istifa-de edebilir. Oldukça yüksek kalite, yüzey kalitesi ve mekanik daya­nıklılığı çok iyi parçaları fiilen üre­tebiliyoruz. Bunun dışında test alt yapımız firmalarımızın istifadesine açık, istedikleri gibi kullanabilirler. Ifade ettiğim gibi alüminyuma op­timize hem profesyonel insan kay­nağı hem de makine alt yapısı var. Eğitim faaliyetlerimizi ve duyurularımızı da paylaşacağız. Eğitim­lerimize de katılabilirler.

Eminim bölgede sektör bazında çalışan çok sayıda firma vardır. Alüminyum sektörüne yönelik bir eğitim süreci İkitelli için de başlayabilir mi?

KOÇ: Tabi İkitelli’de de yapa­biliriz. Problemlerin çözümü üze­rine yoğunlaşabiliriz. Siparişlerle alakalı aşılamayan noktalar varsa katkılar sunabiliriz.

Ekleyeceğiniz başka bir şey var mı?

KOÇ: Çok teşekkür ederim. Sizleri tanımaktan memnuniyet duydum. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki firmalarımızla eği­tim, test ve araştırma faaliyetle­rinde birlikte çalışmaktan mem­nuniyet duyarız.

KAYNAK : İOSB Haber

 

 

 

HDP’li Garo Paylan Fransız kanalında Türkiye’yi suçladı
France 24 kanalının konuğu olan HDP’li Garo Paylan, bir Ermeni olarak Türkiye’nin Afrin’de soykırım yapmasından korktuğunu söyledi. Türkiye sınırında oluşturulmak...
Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti kongrelerini örnek aldı
Yarın 36. Olağan Kurultay’ını düzenleyecek olan CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti kongrelerinde olduğu gibi salonun ortasına kurulan platformda eşiyle birlikte...
Nevşin Mengü CHP’ye üye olmak istedi
Parti Meclisi üyeliği için CHP’ye üye olmak isteyen Nevşin Mengü’nün talebi reddedildi. CNN Türk’ten kovulmadan önce ekranda gazetecilere tarafsız olma...
CHP’de kurultay günü
CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nın gerçekleştirileceği Ankara Spor Salonu’na gidecek partililere kavga edilmemesi için özel uyarılar yapıldı. Aldığı seçim yenilgilerinden sonra...
Kemal Kılıçdaroğlu’nu kurultay heyecanı sardı
Kurultay öncesi bir açıklama daha yapan CHP Lideri, kurultaydan sonra AK Parti’yi devireceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 36....
İHA’larda yeni dönem: Uydudan görüntü ve kontrol
Türkiye’nin büyük atılımlar gerçekleştirdiği savunma sanayisinde gurur verici adımlar atılıyor. TAI’nin geliştirdiği ANKA İHA’lar artık uydudan kontrol edilebilecek, görüntü alınabilecek....
Zeytin Dalı’nda son bilanço: 897 terörist etkisiz hale getirildi
TSK, Zeytin Dalı Harekatı’nın son rakamlarını açıkladı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye’nin kuzeyinde bulunan Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik gerçekleştirdiği...
Sokak hayvanları için barınak inşa ediyorlar
Edirne’nin Keşan ilçesinde Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği, gönüllülerin de yardımıyla sokak hayvanları için barınak inşa ediyor. Keşan Sokak Hayvanlarını Koruma...
Vatan Caddesi’nde minibüs yandı
Fatih’te bulunan Vatan Caddesi’nde, seyir halindeki bir minibüs aniden yanmaya başladı. Yanan araç kısa süre içinde küle döndü, trafik durma...
Kazalar artınca, polis emniyet kemeri uygulaması yaptı
Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri, yolcu otobüs ve minibüslerine yönelik emniyet kemeri uygulaması yaptı. Yolcuları, emniyet kemeri takmaları konusunda tek...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bitlis konuşması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na seslenerek “PYD, PKK, YPG terör örgütü müdür? Yiğitsen açıkla ama açıklayamazsın” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’te...
Kocasakal ve Eminağaoğlu imza toplayamadı
Bugün Ankara Spor Salonu’nda gerçekleşen CHP 36. Olağan Kurultayı’na yeterli imza toplayamayan genel başkan aday adayları katılmadı. CHP Kurultayı’ndaki genel...
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşması
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu CHP 36. Olağan Kurultayı’nda konuştu. CHP’nin 36. Olağan Kurultayı bugün Ankara Spor Salonu’nda başladı. “Adalet ve...
Başbakan Yıldırım Tekirdağ’da
Yıldırım, partisinin 6. olağan il kongresine katılmak üzere Tekirdağ’a geldi. Başbakan Yıldırım, kongrenin yapıldığı Atatürk Spor Salonu’nun dışında bekleyen vatandaşlara...
Muharrem İnce’den Kılıçdaroğlu’na: 8 kere denedin olmadı
Dünyada seçim kaybeden liderlerin istifa ettiğini hatırlatan Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun koltuktan neden ayrılmadığını sorguladı. CHP Yalova Milletvekil Muharrem İnce, CHP’nin 36....